Akbük'ün Tarihçesi
   Aydın ili Didim ilçesi sınırları içerisinde bulunan Akbük beldesi çok eski tarihlerden bu yana yerleşim merkezi olmuştur. Akbük yöresinde ilk iskan izlerine Arkeolojik bulgulara göre Kalkalatik çağa, yani M.Ö.4000 yıllarında rastlamaktayız. Özellikle Saplıada ve kömürlü adasında Tunç çağa ait, yani M.Ö. 3000 yılına ait buluntular ele geçirilmiştir. Bu nedenle Akbük, Batı Anadolu'nun tarih çağları öncesine ait buluntu vermesi açısından önemlidir. Burada ayrıca Geometrik ve Miken dönemi buluntularda ele geçmiştir.

    Arkayık dönemde, yani M.Ö.6.yy da Akbük yöresinde bulunan Teichioussa kentinin büyük bir kent olduğunu biliyoruz. Adı Teikhos (Sur-Duvar) kelimesinden türemiş olabilir. Surlu veya berkitilmiş anlamındadır. Teichioussa kenti antik bölgelerden İyonya bölgesinin güneyinde, Milet kentinin 25km kadar güney doğusunda yer alıyordu. Bu kent Antika-Delos listelerinde Milet'e bağlı olarak görülür. Yöremizde bulunarak yurt dışına götürülen ve halen İngiltere British Museum da bulunan bir Brankhit heykelinin kaidesinde; Ben Teichioussa'nın yöneticisi Klesies'in oğlu Kheres'im yazıtı vardır. M.Ö. 550 yıllarına ait buheykel ve kitabesinden Teichioussa'nın bir kent olduğunu anlamaktayız. Spartalılar'ın M.Ö. 412 de İasos'a yaptıkları saldırıda burasını üst olarak kullandıklarını yazılı kaynaklardan biliyoruz. Teichioussa geniş bir alana sahipti. Arkayik dönemde büyük bir kent olan bu kente bir gece yaklaşan İyonya'lı denizcilerin, ışıklarının çokluğundan yabancı bir ülkeye geldiklerini sanarak büyük bir korkuya kapıldıkları rivayet olarak anlatılmaktadır.

    M.Ö.6.yy a ait Hippodames planlı yerleşim, sonralarıtahrip edilmiştir. Yerleşim etrafındaki surların büyük bir kısmı deniz tarafından yok edilmiştir. Saldırılar sonucu tahrip edilen kendin daha sonraki tarihlerde de iskan edildiği ancak M.Ö. 6 ve 5. yy da kiihtişamını bir daha yaşayamadığı anlaşılmaktadır. Kentin bu dönemlere ve önceki dönelere ait Nekropol/Mezarlık sahaları bugün etrafındaki tepelerde görülebilmektedir. Bugün 5 yıldızlı otellerin altında da pek çok kalıntı olduğu bilinmektedir. Antik çağda büyük yer turan Akbük, önce Menteşe oğulları, daha sonrada Osmanlı topraklarına katılmıştır. Akbük beldesi içerisindeki Rum Kilisesinden, Kurtuluş Savaşı öncesinde burada bir Rum azınlığın yaşadığı anlaşılmaktadır.